GÜNDEM
Hayat ve Hayata dair neden yazılar yazıyorum da gündeme dair bir şeyler karalamıyorum diyenlere meraklarını gidermem açısından şu açıklamayı yapmayı uygun görüyorum.Birilerinin günlük olarak gündemler oluşturduğu şu acayip, vahim ve bir o kadar da garip bir zamanda değil midir ki; günlük gündemlerde hayatın birer parçası?Evet bizim dışımızda ve bir o kadar da içinde olmaya zorlandığımız kimi zaman suni, kimi zamanda hayatın tam merkezinde ve gerçeğinde olan gündemler hayatımızın akışı içinde yerini almakta ve akıp giden zamanda kaybolup gitmektedir.Gündemlere göre değil de hayatımızın akışına göre olan zamanları bir bir tarihin tozlu yapraklarına kaldırıyoruz maalesef.
Gündem dediğimiz olgu ile zaten yaşayan her ademoğlu gündeme ait malumatı olsun veyahut olmasın kelam-ı hal eyliyor zaten.Hep diyoruz ya eskiden ahh eskiden ne oldu bize de eskiyi sayıklar olduk.21. yüzyıl ve bilim çağı olan şu devirde her türlü imkan,olanak ve nimete sahip iken aynı zamanda da elimizden kayıp giden maalesef farkına bile varamadığımız mazimiz ve değerlerimiz vardı.Güya Medeniyyet Batı Kültürü ile bize bir şeyler kazandıracaktı.Batı’da olmayan Medenilik ve Kültür ile Batı’dan ne alabilirdik ki?Gelinen şu durumda hangi Coğrafya’ya bakarsak bakalım Batı’nın o Medeniyyetsiz, Kültürsüz,vicdansız,insafsız,köhnemiş velhasılı Üstad Mehmed Akif’in deyimiyle ‘’Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.Ulusun korkma nasıl böyle bir imanı boğar,Medeniyyet denilen tek dişi kalmış canavar.’’(Batı için İstiklal Marşımızda geçen mısralar) düne,bugüne nasılda ışık tutuyor.Bazıları ise hala gaddar Batı’dan medet umuyorlar.Evet maalesef cennet vatanımız Türkiye’mizin her günü ve gündemi Batı’dan belirleniyor. Bir zamanlar her yere bizim ecdadımız kültür, medeniyyet götürmüşken Batı’nın tüm dünya’da eskiden bugüne kadar yapmış olduğu ve uyguladığı zulümat barbarlık değil de nedir?Hasılı her zaman Batı batarken beraberinde dünya’yı da batırmaktan ve yaşanmaz hal almaktan geri bırakmıyor.
Yaşadıklarımızı anlayabilmek için çok eski devirleri hatırlamaya gerek yok. Daha
bundan yüzyıl önce başlamış ve neredeyse 20-30 yıl sürmüş olan Birinci Dünya
Savaşı öncesi ve sonrasındaki gelişmeleri hatırladığımızda bunu anlamakta güçlük
çekmeyeceğiz.Yani Batı’yı anlamak ve bilmek için Batı’lı yada Batı sevdalısı olmaya gerek yoktur.
18. Yüzyıldan günümüze kadar belki güçlü olup birbirimize kenetlenerek ve tarihimize sahip çıkmazsak yarınlarda da Batı’nın boyunduruğu altında ezilip gideceğiz.Maalesef Batı’nın bu gidişatına dur demenin yolu beraberlik ve birlikten geçer. Batı ile ilgili o kadar çok şeyler yazabilirim ki; bitmez.Batı’yı tanımak ve gerçek yüzünü anlamak lazımdır. Hani bize yıllardır çağdaş uygarlık diye tanıtılan, insan hakları! ve demokrasi! şampiyonu ilan edilen batının çirkin yüzünü bir kez daha görüyoruz.
Önceki gün emperyalist çıkarları için 1. ve 2. dünya savaşlarını çıkarıp milyonlarca insanı helak edenler, sonrasında soğuk savaş oyunlarıyla aynı çirkin yüzlerini gösterenler, dün kızılderelilere yaptıkları, dün Vietnamda, dün Japonya’da,dün Bosna Hersek’te, dün Irak’ta ve bugünlerde ise Ortadoğu ve suriye’de halkları başlarındaki idarecileri eliyle özgürleştirmekte ve katletmektedir.İnsanların ve ülkelerin işgaline ve katline razı olanlar, bugünlerde başlayan özgürlükçü müslüman hareketlerine istedikleri yönü verebilmek için her türlü hainliği zalimliği gösteriyorlar.Çıkar ve menfaatinin olduğu heryerde hertürlü yolu mübah sayan Batı ve A.B.D İran ve diğer canavar zalimler Allah’ın kendilerine mazlumlara reva gördükleri zulümlerinin hesabını sormayacağını zannetmektedirler.
Onlar için insanların özgürlüğü yada iradesi önemli değildir onlar için özgürlük ve insan hakları sadece laftadır. Onlar için önemli olan çıkarları ve bunlara hizmet edecek kadrolardır.
Böyle değilse her türlü zulmü yaparlar çünkü bunların ahlakıda kağıttan kaplandır.
İşte bakın birçok yerde müslümanlar özgürlükleri için mücadele veriyorlar, peki batı demokrasi şampiyonu batı ne yapıyor?
Kralları saltanatları savunmak için ne dümenler çeviriyor? Bakın görün, üstelik saklı ve gizlide değil.
Yıllar önce Irak’a,Afganistan’a demokrasi mi getirdiler yoksa emirlerindeki diktatörlere hükümet mi kurdular düşünün. Evet başardılar aynı şeyi Irakta yaptılar.Seçim isteyen, seçimlere ve hükümetlere nasıl müdahale ettiklerini inceleyin.
Batı ahlaksızdır ve ahlaksızlığını ilim ve teknolojiyle kamufle etmektedir, ilim ve teknoloji dahi batının ahlaksızlığının aracıdır.
Sonuç olarak diyebilirim ki; herkesi tanımak dostu düşmanı iyi bellemek lazımdır.Türk’ün Türk ve Müslüman’dan başka dostu yoktur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder